İçeriğe geç
✦ Diyanet — Türkçe

Diyanet — Türkçe — Ya-Sin

Kur’an anlamının Türkçe tercümesi; Arapça metnin yerini tutmaz.

۞ Metni oku
سورة يس · Ya-Sinالسورة 36 · الصفحة 2 · 83 مقطعاً

Kur’an anlamının Türkçe tercümesi; Arapça metnin yerini tutmaz.

الآية 25

"Şüphesiz ben Rabbinize inandım, beni dinleyin."

الآية 26

Ona "Cennete gir" denince, "Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi!" demişti.

الآية 27

Ona "Cennete gir" denince, "Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi!" demişti.

الآية 28

Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.

الآية 29

Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.

الآية 30

Kullara yazıklar olsun! Kendilerine hangi elçi gelse, onu alaya alıyorlardı.

الآية 31

Kendilerinden önce nice nesilleri yok ettiğimizi, onların bir daha kendilerine dönmediklerini görmezler mi?

الآية 32

Hepsi huzurumuza getirileceklerdir.

الآية 33

İşte onlara bir delil: Ölü yeri diriltir ve oradan taneler çıkarırız da ondan yerler.

الآية 34

Orada hurmalıklar ve üzüm bağları var ederiz, aralarında pınarlar fışkırtırız.

الآية 35

Onun ve elleriyle yaptıklarının ürünlerini yesinler; şükretmezler mi?

الآية 36

Yerin yetiştirdiklerinden, kendilerinden ve daha bilmediklerinden çift çift yaratan Allah münezzehtir.

الآية 37

Onlara bir delil de gecedir; gündüzü ondan sıyırırız da karanlıkta kalıverirler.

الآية 38

Güneş de yörüngesinde yürüyüp gitmektedir. Bu, güçlü ve bilgin olan Allah'ın kanunudur.

الآية 39

Ay için de sonunda kuru bir hurma dalına döneceği konaklar tayin etmişizdir.

الآية 40

Aya erişmek güneşe düşmez. Gece de gündüzü geçemez. Her biri bir yörüngede yürürler.

الآية 41

Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.

الآية 42

Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.

الآية 43

Dilesek, onları suda boğardık; ne yardımlarına koşan bulunur ve ne de kendileri kurtulabilirlerdi.

الآية 44

Ama katımızdan bir rahmet ve bir süreye kadar geçinme olarak onları geri bıraktık.

الآية 45

Onlara: "Geçmişinizden ve geleceğinizden sakının, belki acınırsınız" dendiği zaman yüz çevirirler.

الآية 46

Zaten Rabbinin ayetlerinden herhangi biri kendilerine geldiğinde ondan hep yüz çeviregelmişlerdi.

الآية 47

Onlara: "Allah'ın size verdiği rızıktan sarfedin" denince inkar edenler inananlara: "Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Doğrusu siz apaçık bir sapıklıktasınız" derler.

الآية 48

"Doğru sözlü iseniz bildirin bu vaad ne zamandır?" derler.
Baskı ve kaynak

المصدر الإلكتروني كما في جدول الموقع الأصلي. قد تختلف الصياغة والطبعة عن الطبعات المحققة.

Bu sayfayı paylaş